Penisin uç kısmında yer alması gereken idrar deliğinin anne karnında gelişimi esnasında duraklamaya uğraması nedeniyle penisin daha alt seviyelerinde yer almasına verilen addır. Anne karnında oluşan gelişim bozukluğudur. Gelişim bozukluğu sadece idrar yolunda değil çoğunlukla sünnet derisinde de olduğu için “hipospadiaslı” çocukların sünnet derilerinin bir kısmı yokmuş gibi algılanır. Tıp literatüründe “hipospadias” olarak adlandırılan bu durumun aileler arasında “peygamber sünnetli” veya “yarım sünnetli” diye adlandırıldığı sık görülen bir durumdur.
Hipspadias görülme sıklığı 250-300 doğumda birdir. Hipospadiaslı çocuğun idrar deliğinin yerleşim yeri, penisin uç kısmı ile penisin kök kısmı (bazen torba üzerinde) arasında herhangi bir yerde gelişmiş olabilir. İdrar deliğinin yeri penis ucundan ne kadar geride ise çocuğun işeme problemleri, peniste eğrilik olma ihtimali ve ileride bebek sahibi olmakta zorlanma gibi sorunlarla karşılaşma ihtimali o kadar artmaktadır. Hipospadiaslı çocukların düz çizgi halinde işeyememeleri, idrarlarını etrafa çok sıçratmaları nedeniyle özellikle okula başladıklarında sorun yaşayabildikleri bilinmektedir. Ayrıca penis katmanlarının gelişim bozukluğundan kaynaklanan penis eğrilikleri (kordi/kurvatür) erişkin çağda cinsel ilişki sorunlarına neden olabilmektedir. Hipospadyaslı erişkinde (hipospadiasın ciddiyetine bağlı olarak) spermlerin anne rahmine rahatça ulaşamaması nedeniyle normal yolla çocuk sahibi olması zorlaşabilmektedir. Hipospadiasın ciddi formlarında
, testislerin de yerinde olmadığı durumlarda cinsiyet gelişim anomalisinin olup olmadığı açısından ileri tetkik edilme zaruriyeti vardır.
İdrar deliğinin penis uç kısmına getirilmesi işlemi (üretroplasti) ve, varsa penis eğriliğinin giderilmesi için cerrahi işlem yapılması gerekir. Ameliyat için en uygun yaş 6 ay-2 yaş arası diyebiliriz. Daha büyük yaşlarda başvuran hastalar da tedavi şanslarını kaybetmeden ameliyat olabilirler. Ameliyat hipospadiasın ciddiyet derecesine göre; sünnetin de yapılmasıyla tamamlanan tek seanslık bir işlem olabildiği gibi çeşitli flep tekniklerinin kullanıldığı iki seanslı da olabilmektedir.
